28 Nisan 2010 Çarşamba

INTERVIEW- OPENED THE PANDORA'S BOX, VICTOR'S SECRETS WAS SPREAD!

Geldi kuruldu koltuğa, kafa tutar gibi "Sor bakalım!" dedi ayağını sallayarak. Parmaklarıyla koltuğun kenarına vurarak hayali bir piyanoyu çalar gibiydi. Ortalığı parfümü doldurmuştu. Baştan çıkmamak için elimi saçımı düzeltiyormuş gibi başımın üstüne koydum. Başı öne eğikti ama kaşlarının altından gizemli bakışlarını fırlattı. Bir kız çocuğu dünyaya gelmişti. Adını "Emiş" koydular. İkimiz de kötü bir seçim olduğunun farkındaydık ama üstelemedik. Ne de olsa ebeveynleriydi. Vic, çocuğu kucağına alıp sağ kulağına "İleride ailene karşı dava açıp adını değiştirebilirsin." dedi.

Gittim dolaptan kremkaramel getirdim. Ben yaptım dedim. "Hımm!" dedi inanmamıştı. Gerginliğim daha da arttı. Boxerımı fazla yukarı çekmiştim ve onu çaktırmadan nasıl aşağı indirebilirm diye düşünüyordum. "Saçlarının önü fazla uzun." dedi. Yutkundum. Sonra çekirdek getirdim. "Ohh bee!" dedi "İşte bu, işte bu!" Kaprissizce, dobra dobra sorularımı cevapladı. Dışarıdan 1972 model eksozu patlak bir Murat 124 geçti. İlk sorumu sordum:

1-Victor, gerçek bir zafer kazandığını düşündüğün bir konu var mı? Basit bi konu da olabilir ama hayata karşı 1-0 olduğun bi şey olsun, her şekilde alkışlamak için ellerimi hazırladım walla bak, hatta peşinen alkışladım bile:)) (Manyak mısın gibisinden yüzüme baktı, derin bir nefes alıp...)


Hayatla yarıştığımızı düşünmüyorum. Hepimiz hayatın birer parçasıyken ona karşı koyma düşüncesi bana garip ve sağlıksız geliyor. Ancak yaşadığım bütün zorluklara ve beni dibe çeken bütün bağlarıma rağmen tek başıma ayakta durabilmem bana kalıcı zafer duygusu hissettirebilen tek konu. Ek olarak majör depresyonu tek başıma yenmemi de sayabiliriz.

2-Piyano çalıyorum demiştin. Ezbere çalabildiğin, çalarken de zevk aldığın bir parça varsa çalarken sana neler düşündürüyor? Mutluluğun resmini yap demeyeceğim ama kelimelerle anlatmayı dene haydi! Haa bir de ilk dinlendiğin kulağına hoş gelip sonradan nefret ettiğin bir parça var mı? (Böyle havalı bir soru bulduğuma sevindim birden, major depresyon kelimesini ben kullanamamıştım ama yine de çocukça bir zevk aldım)

Yann Tiersen'in bütün parçalarını piyano çalmaya bayılırım. 5'ini ezbere biliyorum:

Comptine d'un autre été - Çalarken kendimden geçtiğim huzur parçam. Piyanonun başıan oturduğumda ilk onu çalarım

Le Moulin - İnsanın içine bu kadar işleyen başka bi' parça bilmiyorum. Dinlerken (ve tabi çalarken) önce ağlayası gelir insanın sonra çoşarsın ve sonunda ağlamaklı biter gidersin

La Dispute - Çok güzel bi vals. Sonu uçurur insanı. Çocukken bisiklete binip ellerini bırakmak gibidir. Ama hüzün hakimdir baştan sona.

Sur le fil - Hala çalarken hatalar yaptığım inanılmaz parça. Delinin birini dinlemek gibi bi şey.

La Valse d'Amélie - Ağlatır.

(Sonra duvar piyanomun yanına geçtik, Sur le fil'i çal Sam dedim şaşırdı çalarken, küçümseyerek baktım)

3-Baletlerin gay olarak damgalanmasına karşın, errrkek mesleği(!) -ne demekse- olup da bal gibi de gay olabilecek bir kaç meslek sayabilir misin? Ayakkabı boyacısı gay olabilir mi? (Ayy ne geyik soru)

Bildiklerimi söyleyeyim:

Güreşçi, kasap, doktor, avukat, psikolog, komando, pilot, host ve polis (çevik kuvvet).
(Hımm portföyü iyiymiş diye geçirdim içimden. Bana bir çevik kuvvet ayarlasana diyecektim ama o kadar samimi olmamıştık. Ağzımdan ne hoş dedim ben de kabzımalım. Mal mısın gibisinden baktı bana)

Ayakkabı boyacısı neden gay olmasın? Normal dağılım eğrisindeki o %33lük kısıma herkes gayet girebilir.

4-Alaaddin olsaydın, Cin de buyur sahip, ben gayim deseydi, ne dilerdin? Üç dilekle sınırlıdır, tükenmeden alınız:)) (Off beee bana denk gelmez bööle ballı sorular hiç)

Valla çocukluğumdan beri buna benzer her soruda ilk aklıma gelen cevap: "Sadece tek dilek hakkımı kullanıyorum ve diliyorum ki; sonsuza kadar senden isteyeceğim bütün dileklerimi gerçekleştir" ='D

5-Gayler bir gün sivil toplum örgütü olarak örgütlenip, Kırkpınar güreşlerine gaylerin alınmamasını protesto için aynı günlerde ne tür bir organizasyon yapsa sence? O yarışma/organizasyonun birincisine başpehlivan benzeri ne dense?

Lubunbaşı / Mamaperivan / Yağlımanti / Hunk-başı ehehe
(Hunkbaşı olduğumu hayal ettim, vıcık vıcık yağa battı hayallerim, tiksindim sonra, sıradaki soruya geçtim)
6-Tutucu olduğun bir konu var mı? Tabuların var mı? Tabut görünce ne hissedersin? Tabu oyunu oynamak ister misin benimle?

Sondan başlayayım Tabu'ya bayılırım! Deli gibi de oynarım. Benim olduğum grup fark atar o kadar diyeyim =')

Tabut görünce, bazen saçma sapan şeyler için ne kadar da hırs yaptığımız gelir aklıma ve yavaşlarım birden. Etrafa daha dikkatli bakarım. Biraz daha hassaslaşırım. Sonra geçer...

Başkalarına zarar vermediği, saldırıda bulunmadığı ve büyük oranda olumsuz bir etki sağlamadığı sürece kimseyi yaşadıklarından, düşündüklerinden ve hissettiklerinden dolayı kınamadım. O yüzden travesti, jigolo, transeksüel, cemaate mensup, ateist, ermeni, yahudi arkadaşlarım var ve bunlar görüştüğüm insanlar.
(Konu ilginçleşmişti, jigolo piyasasındaki asgari ücreti tartıştık biraz, ben nurcuyum dedim "Aaa ben de müjdeci" dedi, sevindim çünkü Dul Bir Kadın'da karşılıklı oynamışlardı Nur'la Müjde, çaaak yaptık)

Benim belki hiçbir zaman kendimle bağdaştıramayacağım şeyleri yapan insanlar var ama onları kendi içlerinde değerlendiriyorum. Kıyaslamak ve genellemek insanı yanlışa sürüklüyor sadece...

Bu girizgahtan sonra;


* Bedenimle herhangi bir şekilde oynama düşüncesi benim için ciddi bir tabu. Estetik, hormon vs. Yok, ben yapmam.

(Sonra dişlerimden birinin çarpık olduğunu ve kemerli burnumu gösterdim, komplekslerimden bahsettin, "hiç de diil!" dedi sana yakışıyor. Karakter sahibi bir burnun var dedi. )
* İnançlar konusunda inanılmaz tutucu olabiliyorum. Birinin inancına saldırıldığında elimde olmadan kendimi hemen onun yerine koyup o kişi için ona saldırana karşılık veriyorum. Ya neye inanıyorsan inan neye inanmıyorsan inanma ama başkasınınkine karışma. Mesela çocuklarını kendi müslüman ahlakıyla yetiştiren ailelere saldıranları anlamıyorum. O çocuğuna içki içirmiyorsa sana ne! Kafasını örtmesini söylüyorsa yine sana ne! Bırak büyüyünce zaten kendi yolunu bulur bi' şekilde. Cem evleri, alevi dedeleri yine aynı şekilde. Abi bırak adam kendi inancını aktarsın nesline. Niye uyuzluk ediyosun. Doğaya tapan japon bi arkadaş vardı çocuğa etmedikleri kalmadı. Deli olmuştum. Saygı duyuyosa tapınıyosa bu da sana girmiyosa sana ne!

* Çıplaklık konusunda aşırı tutucuydum şimdi çıplaklar kampına bile gitmeyi düşünür oldum. Ciddiyim.

* Çok eşlilik konusunda da tutucuyum. Açık-ilişki tabir edilen şu ilişkimsi türü beni kaşındırıyor, düşün o kadar uyuz oluyorum. Hayvani içgüdülerini kontrol edemeyecek kadar bağlılık yoksa kalbinde bırak yoluna gitsin, boşuna oyalama çocuğu.

* Az daha unutuyodum. Ayak fetişi konusu. İnanılmaz iğreniyorum. Yazarken bile suratım kaydı. Masajla ilgilendiğim için ayak masajı yaptığım oluyor ama diğer konu. IYK!

(YYY dedim. "Ne?" dedi. YYY diye tekrar ettim. IYK'daki Ylerin eksik oldu da dedim. Teşekkür etti, ben de bu kadar ayrıntılı ve uzun cevaplar verdiği için teşekkür ettim, dişinde maydonoz kalmış dedim, yemedi)

7-Şu kelimelere aklına ilk gelen içindeki karşılığı verir misin?

zor- 1. "o kadar da değildir" 2. ölmek

pembe- mutluluk ve hayalcilik

mor- 1. küçüklüğümdeki inanılmaz hayal gücüm 2. enerji ve güç

karanlık- içimde bi yerlerde gizli kalanlar

kadavra- uzak olsun

gökkuşağı- umut, nirvana

şeffaf- açık iletişim, serbest zihin, kolay akıcı dil

dost- hiç sahip olamadığım, çok çok iyi arkadaştan öteye gidemeyenlerle dolu koccaman bi liste

kremkaramel- 1. lezzet 2. muzur, deli manyak bi şey

(Estağfurullah dedim. Mahçup olmuştum. O sizin deliliğiniz dedim. )

8-Giyim mağazasına girdin seni neler sinir edebilir? Yardımcı olayım: Hani bir gün gitmiştin de...

Götümün dibinden ayrılmayan o gerzek ve genelde bodur olan kızlar.

sürtük: "Ne tür bi şeylar bakmıştınaazz??"


victor: "Daha bakamadım canım, izin verirsen bakıcam!"


sürtük: "....tısss"

Bi' de gidip gelip soyunma kabinine ağzını dayayıp "Nasıl oldueee??" diye sormuyolar mı! Kızım bi mittir git! diyesim geliyor ama susuyorum...

(Aaayneaan wallaaaa dedim. Sen neden onlar gibi konuştun dedi. Kızardım)

9-Soyunma kabininde şunu yapmak isterdim diyebileceğin bir şey var mı? (Yuhh ben de neler diyom)

O yakışıklı çocuğu bi' bahaneyle çağırıp sıkıştırmak hiç fena olmazdı. Aklımdan geçti, yanımdaki arkadaşa da söyledim. Bana bi bakışı vardı!

10-Aşağıdakilerden hangisini partnerinle fantazi aracı olarak kullanabilirsin? nasıl kullanacağını anlatmana gerek yok:)) buz, diş macunu, ayraç, mandal, fırça

Buz! Buz! Buz! Hatta sırlarımı paylaştığım bir hetero arkadaşım buzla neler yapabildiğimi bilir. En olmadık zamanlarda "Buz getireyim mi?" deyip başkalarının yanında beni krize sokar.

(Viskine buz getireyim mi diye soracaktım ama ortama uymayacağı için "Senin adın kor mu?" demişim:(  )
11-Hangi konuda yeteneğin olup da kitlelere hitap etmek isterdin. Bir idol var mı o konuda kıskandığın?

Dans ve müzik elbette. İkisinde de inkar edilemez bir yeteneğim varmış (vallahi ben demiyorum) ve bu ikisi bana başka hiçbir şeyin vermediği kadar enerji, mutluluk ve tatmin veriyor. Bu iki araçla insanlara ulaşabilseydim ve uzun soluklu bir başarı yakalayabilseydim çok şukela olabilerdi.

12-Magazin basınımız geçen gün buyurdu ki "Cemil İpekçi bebek bekliyormuş". Seni nasıl bir haber şaşırtabilir başka?

Aklıma yıllar önce duyduğum bi' söz geldi: "Ya her şey mucizeymiş gibi yaşa, ya da hiçbir şey öyle değilmiş gibi." Ben ikincisini yapıyorum. İpekçi haberi valla şaşırtmadı. O gay olmadığı için normaldir diyorum bebek beklemesi. İnan bana beni bu saatten sonra hiçbir şey şaşırtamaz. Benim gördüklerimi sen de görseydin!

(Uşak ne gördü oyunu aklıma geldi Ray Cooney'in tepsinin içinde sahneye devasa bir penis gelirdi ve hep beraber Aaaa! derdik ne güzel.)
13-Volkan Konak, Çelik ve Kıraç'ın ortak noktası var mıdır? Sempati ve antipati sıralaması yapabilir misin?

Volkan Konak çok tırt be. Kazım Koyuncu'nun mirasını yiyor resmen. Hele o dido cover'ından sonra gözümden feci düşmüşlüğü var.

Çelik'in bi' şarkısı geçenlerde ağzıma takılmıştı; dedim ne güzel şarkıymış zamanında değerini bilememişim. Sanırm hercai'ydi adı. Vokal tekniği pek iç açıcı olmasa da fena değildi be çelik ekolü.
(Hercai albümüne ben de beğenirim, söylesem mi dedim, sana sorduk mu gibisinden yüzüme bakıp...)


Kıraç, başlardaki o yetenekli çocuğu tekrar yakalayabilse keşke. Bir akşam ayağındaki çamurlu çizmelerle bir telefonla gelip bize sarı gelini söyleyen o kıraç'ı geri istiyorum ben. Meeleyen ve cazırdayan rockçıyı değil.

14-Orgazmı hiç tatmamış birine onu nasıl anlatırdın? (Sessiz film değil, herşey serbest:P)

Hani bir tabir kullanıyorlar ya: "boşalmak" . Hah o işte! Böyle zihnin bedenin kötü enerjin falan boşşalıp gidiyoorrr.


Güzel ve eğlenceli bir şey anlatayım yeri gelmişken. Bizim arkadaşın 70 küsür yaşındaki ninesi güneşin altında tarlada çalışırken susuzluktan ölmüş bir halde bizim ufaklığı yanına çağırmış: "Hele su testisini getir, oghlum" demiş. Bizimki kapmış gelmiş suyu. Nine suyu kana kana, üstüne başına döke döke içtikten sonra tipi kayık vaziyette demiş ki " Dersin sanki zikiiler!"


İşte orgazm böyle bir şey ='D

15-Penis konulu bir itirafta bulun. Söz aramızda kalacak:))))))))

Benimkinin altında ufak bir ben var ve çok şık duruyor.

16-Jim Morrison gibi sahnede masturbasyon yapmaya yeltenebilecek bir Türk sanatçısı olsa olsa kim olabilir?

Ortamını bulsaydı Yıldo belki yapardı. Ya da uyuşturucuyla iyice kafayı bulmuşken Yıldız'dan beklerdim. Ya o değil de bi Sevda Demirel vardı ona noldu; bak o yapardı kesin!

17-Medya maymunu, medya sihirbazı ve medya mağduru birer kişi adı söyleyebilir misin?

Medya Mağduru: Şu gelin kaynana yarışmasında daldan dala diye bağıran deli karının oğlu intihar ederek ölmüştü. Bir de gay olduğunu itiraf eden hakem geldi aklıma

Medya Sihirbazı: Sevmesem de Acun Ilıcalı, Armağan Çağlayan ve adını bilmediğim ama televizyonda karşımıza çıkan parlak fikirlerin sahibi bi prodüktör vardı işte o.

Medya Maymunu: Ajdar, Zuhal Topal (seni severdiimm), Esra Ceyhan denen mal.

18-Seni bir dizi izlemeye ne ikna edebilir? Konu? Kast? Yönetmen? Para teklifi:))))

Sadece konu ve gidişat. Ha bir de boş zaman ve can sıkıntısı.

19-Almodovar filmlerinde dikkatini çeken ne? Etkileyen ne? En sevdiğin hangisi? Almodovar'la röportaj fırsatın olsa ne sormak isterdin?

Kadınlara söylettikleri ve alttan alttan kadın merkezli bir dünya sunuyor olması dikkatimi çekiyor. Röportajıyla falan uğraşamazdım elin Almodovar'ının.

20-King sence en çok hangi rengi sever/neden? Berna en çok neden korkar/neden? Sence ben en çok neyi severim/neden? Rahat ol dövmiiyceez:)))

Valla King'in neyi sevip sevmediği konusunda yorum yapamayacak kadar tutarsız bir King imajı var kafamda.

Berna en çok benim tepkilerimden korkuyor kanımca, bir gün ölecek sandı / sandım. Çok korktum. Kıyamam ben ona.

Valla alınma ama bence en çok saçmalamayı seviyorsun Karamel =') Bunun için sana çok kızdığım da oluyor ama yaratıcı yanını bu şekilde görebildiğim için de hoşuma gidiyor.

Yedek soru: beğenmediğin biri yerine soru hazırladım, hatta beni kesmedi 21. olsun ondan mı korkçaaam sorusu yerine:

21-Ne çekiniceem, bir gün gerekirse kullanırım diyebileceğin bir nesne seç : viagra, peruk, prince albert, toka, (hepsi/hiçbiri)

Viagraya ihtiyacım yok çok şükür. Peruk kullanmıştım; tabi ki tiyatro için ='D Prince Albert mı?! Karamel ne pis zevklerin var ='D Saçlarım uzunken zaten toka kullanıyordum. O yüzden hiçbiri. Az daha yaratıcı olsaydın ya bu kısımda.

(Hıh, ukala! Giderayak kızdıracak illa beni. Kalktı gitti sonra. Parfüm kokusunu da beraberinde götürerek. Masanın üstündeki sürahiyi başıma diktim üstüme başıma dökerek. Tavandan bir örümcek adam sarkıyordu. Bana dehşetle baktı)

9 yorum:

engin deniz dedi ki...

oldukça başarılı bir ropörtaj olmuş, acaba neden dersin karamel?

SeRiOuuS dedi ki...

Heralde en ii reptjın buydu, :D

kremkaramel dedi ki...

Bilemiyorum:))

Adsız dedi ki...

it was the best Krem :)

Berna dedi ki...

İlk defa karşılıklı oturup konuştuğumuz birinin röportajını okudum ve okurken Viki yine karşımda oturmuş, konuşuyor gibi geldi.

Röportaj çıtan giderek yükseliyor, bundan aşağısını kabul etmiycez artık Karamel. :) Viki'nin içinden gelerek yanıtlamış olması iyi olmuş.

İlk görsel güzel, ikincisinin yerleşimi kötü, üçüncüsünün kendisini beğenmedim.

Ve keşke korktuğum şey senin tepkilerin olsaydı Viki. :)

coach dedi ki...

en beğendiğim röpotajın bu oldu :)

bad-ı saba dedi ki...

valla adam gayet doğal içten cevaplamış.bundan iyisi Şam'da kayısı:))tabi krem karamelin de yorumları süper:)

victor's secret dedi ki...

teşekkür ederim karamel çok eğlendim =')

Düş Gezgini dedi ki...

Karamel sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün...