5 Mayıs 2010 Çarşamba

Siyahbeyaz Rüya

Rüyamda bilmediğim bir yerde yürüyordum.
Saraya benzeyen devasa bir yapı gördüm.

Yaklaştım. Şimdi bir kapının önündeydim.
İçeriden garip bir ses geliyordu.
Silahımı çıkarttım Bond gibi.
Kim var orada diye bağırdım.
Teakwandocuydum ve kapıya bir tekme attım.
Bir tekmede açıldı.
Bir kedi yavrularıyla oynaşıyordu.
Üzerinde tehlike işareti olan başka bir kapının önündeydim.
Tekme işlemiyordu. Kapının etrafını araştırdım elimle.
Levhanın arkasındaki dolapta boy boy anahtarlar asılıydı.
Merakım iyice artımıştı.
Arkasında saklı bir cennet bulacağımdan emindim.
Kapı yoktu ama duvarda bir anahtar deliği vardı.
Delikten baktığımda gördüğüm bir siluetti.
Heyecanlanmıştım. Anahtarın biri deliğe uydu. Kapı yavaşça açıldı.
Bir anda kışkırtıcı bir müzik başladı.
Yaklaş der gibi el etti kız. Yaklaştım.
Ateşli bir dansa başladı.
Birbirinden seksi danslar yaptı.
Müziğe uyarak kendimce dans ettim.
Yakınlaştık.
Nefesini duyabiliyordum.
Dudaklarına yumuldum.
Dans ööle olmaz bööle olur dedim.
Mutluluktan havalara uçuyordum.
Sonraa...
.
.
.
.

Evlendik işte, çoluk çocuğa karıştık.

Borç harç ne dediğini bilmiyor:(

(Yaw millete metrelerce yorum geliyo. Dün 92 kişi okumuş beni 1 tane yorum var. Bu rüya serisini beğenirseniz devamını getirebilirim. Evet yorumları aliim.)

1 yorum:

Berna dedi ki...

Günaydın Karamel,

1- duvara işemek istemiyorum. duvara yazsam olmaz mı?

2- bu rüyayı sevdim, sonu beni pek eğlendirdi.

3- başka şeyler de diycektim, unuttum.