1 Nisan 2010 Perşembe

SEKS-AND-LEE YİELD-LIAR

Mavi Ay
Bu dizinin nesini seviyordum? Kendiyle dalga geçebilen bir diziydi. David zaten kendisiyle geçebiliyordu ama bazen dizi başlamadan oturur seyircilerle konuşurlardı. Hatta bazen Maddie ile tartıştığında eğer Maddi ters bir şey yaparsa David, yoo haayıır, şimdi işin yoksa 5 bölüm bunu düzeltmeye çalış filan derdi. Çok severdim David'i çünkü o bendim. Şu an düşünüyorum da o mu bana benziyordu yoksa ben mi ona benzemeye çalıştım bulamıyorum. Ama müthiş bir empati kurmuştum. Hatta aynada yandan gülme şekilleri yapardım. Ama o mimik oturmadı yüzüme:(
Dizinin en beğendiğim yanı zeka idi. Espiriler zekaya dayalıydı. Beğendiğim diğer şeyler Maddie'nin bukleli saçları ve o saçların devamıymış gibi görünen pastel tonlardaki ipek-saten elbiselerdi. Bayan Topezto zaten çok komikti. Diziyi bu kadar sevdiren, sanırım seslendirme idi. Özellikle rahmetli Alev Sezer çok başarılıydı. İlk o yıllarda orijinal track'ini TRT-2'den vermeye başladılar ve Bruce Willis'in sesini duyarak izlemiştim. Ses rengi haricinde tınlamayı da çok güzel yapardı Alev. En aklımda kalan repliği de "Oooww Medi Medi Meedii! Neden anlamıyorsun..." idi.

Şimdi bakıyorum da aslında ben hala Mavi Ay'da yaşıyorum. Maddie gibi kariyer sahibi, giyimine ve saçına son derece özen gösteren, onun kadar sert, espiriye uzak, iş odaklı ve fevri hareket eden bir hatunla yaşıyorum. Çoğu kez benimle konuşmuyor. Kapalı bir dünyası var. Kaşları çatık ve beni dalgacı buluyor. Hayatı ciddiye almadığımı, tüm problemleri onun çözdüğünü düşünüyor. Saçı bile onun gibi. Belki de O'na benzediği için O'nunla evlendim. Beni yoruyor. Özellikle konuşmadığı zamanlarda (ki bu zamanlar çok fazla). Neden o zamanlarda çenem düşüyor anlamıyorum. Ben yataktan "Hoyyyt!" diye kalkıp neşeli şarkılar söylediğim için bana ters ters bakıyor. İşyerindekiler de ondan yaka silkiyor. Afyonu oldukça geç patlıyor. Ama herşeye rağmen özel bir bağ var. Ondan kopamıyorum. Evliliğin tüm dikenli yollarına rağmen beni büyüsüyle sarmalamış durumda. Hayatım giderek karmaşıklaşıyor. Ve bu karmaşıklık beni öldürecek bir gün. Te Allaaam, nerden nereye geldim. Bu paragrafı unutun tamam mı? Söylemedim.

2 yorum:

Berna dedi ki...

Unuttuk.

------

Bu dizi çok revaçtayken ben 6-7 yaşlarındaydım. Annem ve babam bayılırlardı. Ben de onların bu ilgisini görüp dahil olmak için "bu kim, bu kim" diye sorar dururdum. Annem de anlatırdı "bu iyi adam, bu kötü adam". İyi adamla kötü adam kim anlayınca, filmi anlamış oluyodun o zamanlar, 6 yaşında bir çocuk olarak. İçeriğini hiç bilmezdim bu dizinin, iyi oldu yazdığın.

Keyfe Keder dedi ki...

Bu diziyi izlemedim ama baş rolde ki Cybill Shepherd 'ın "Cybill" dizisinin hayranıydım. Hele Christine Baranski o dizide 10 numaralık performanslar sergilemiştir.