27 Mart 2010 Cumartesi

Zeytin Çekirdenliği

Just Relax Berna (Ah canım Ahmet, Akrep Nalan ya da Of aman Nalan gibi oldu)eğer zeytin çekirdeği gibi kurudum kaldım demeseydi bu güzel yazı ortaya çıkmayacaktı.  Onunkine de şuradan gözatarsınız herıld yaaani.

Size zeytine, zeytin çekirdeğine ve onun çağrıştırdıklarına ilişkin bir şeyler aktarmak istiyorum. Öncelikle arkadaşımın başından geçen ufak bir anekdotu öyküleştirdim oradan başlayalım:

ÇEKİRDENLİK



Uzun süre baktığı avuç içi kadar minik kaseleri anlamlandıramayan çocuk annesinin kulağına eğilip soruyor ne işe yaradıklarını. Gülüşerek bakışıyor iki kadın. Ona zeytinin çekirdeklerini koyacağız güzelim, diyor ev sahibi. Gözleri ışıyan çocuk anlamanın büyük zaferiyle anafikrini sunuyor:

-Haaa... Anladııım: zeytin çekirdenliğiii...


Zeytin ağacını nasıl bilirsiniz? Ben anneannem gibi bilirim. Ölmez ağacı olarak da bilinen bu ağaç çok uzun yaşar ve tarihe olan tanıklığın izlerini anneannem gibi yüzünde, gövdesinde yansıtır. Onu o haliyle daha çok seversiniz. Bodur ve buruşuktur. Ama kaya gibi de sağlam. Bir zeytin dalını kesmeyi veya koparmayı denediniz mi hiç? Ağacın sert yaprakları her daim yeşil görünmesini sağlarken, ne zaman dokunsanız soğuk ve serttir. Bir yapraklar çok rahat yüzünüzü çizebilirsiniz. Kurudukça keskinliği artar.

Ağaç aslında soğanlı bir bitkidir. Bunu 35 yaşımda öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Rumlardan kalan "deli(yabani)" bir zeytin ağacını kökleyen kepçe, alıp da açılmış bir çukura oturttuğunda sulayıp tekrar can bulmuş, 85 yaşındaki Recep Amca göz aşısı yaptıktan 1 yıl sonra da yeni aşıdan çıkan sürgün 3-5 zeytin yapmıştı bile.

Yeşilden kırmızıya oradan da siyaha olan yolculuğunda zeytinin meyvesi ise renk cümbüşü, parlaklığı ile sizi büyülerken, albenisine kapılıp ağzınıza attığınızda acılığı ile şaşırtır.
Bu deneyim benim 6-7 yaşlarıma denk geliyor olsa gerek. Sonbahar ayazında erken saatlerde zorla götürüldüğüm zeytin toplama ritüeli herşeye karşın barındırdığı sıcak anılarla içimi ısıtıyor. Zeytin sırasında köpeğimiz Şen'le koşturmaca, semizotu sandığım kaşındıran sütleğen çiçeği ile ilk tanışma, bağ çubuklarından yakılan ateşte bayır mantarı ve peynir közleme, Şen'in tavşan yuvası bulması, babamın 9 tane tavşanı kulaklarından tutup çıkarması, ablamla benim onları kesmemesi bize vermesi konusundaki ısrarlarımız, ayazda kuruyan gözyaşlarımız, büyüklerimize kestikleri için süren küskünlüğümüz ve akşama tavşan kızartması ziyafeti...

Zeytinin 22 çeşit gıda barındırdığına ilişkin babamın telkinleri nedeniyle zeytini pek severim. Ama asıl sevdiren telkinler değil kuşkusuz. "Taşta zeytindir" Çekiçte zeytin olarak da bilinen bu yöntem, iki taş arasında zeytinlerin ezilip, suda 1 hafta bekletilip, acı suyu süzüldükten sonra tuzlu su ile saklanmasına dayanır. Evimde hala bu zeytin vardır ve bir oturuşta acılığı ve aşırı tuzu gitmiş bu zeytindenden 20-25 tane yiyebilirim.

Zeytin yağ haline dönüştükten sonra bambaşka bir güzelliğe bürünür. Bu haliyle artık erotiktir. Uzun zarif şişeler içinde sergilenen zeytin yağı artık 40'ına merdiven dayamış bir kadın kadar şuhtur ve güzelliğini güneşten alır. Bu nedenle estetiktir, kışkırtıcıdır. Çekirdeği çıkarılıp içine kırmızı biber konmuş zeytin ise estetiklidir. Bayrak kırmızısı ruj ve oje sürmüş bir konsomatris kılığında ancak paralı müşterisine gider.

Çekirdekleri ise çocukluğumda "EV" ve "SG" yazdığım en ucuz oyuncaklardır. Bunların bazı köy camilerinde tesbih olduğunu görmüşlüğüm de vardır. Zeytin artık renginden ve kokusundan soyunmuş, size erkeksi yanını göstermektedir. Zeytin çekirdeğinden zeytin çıktığına şahit olmadım ama ağacın dibinden piç dediğimiz sürgünlerin fışkırdığını çok gördüm.

İleride şöyle bir zeytin dalı dövmesi yaptırmak hiç fena olmaz. Zeytin dalı barışın da simgesidir sahi.




Zeytinin binbir yüzünü gösteren bu resimler sizce de çok estetik değil mi?

4 yorum:

Berna dedi ki...

Evet, kesinlikle daha sık telefonda konuşmalıyız. Sana gereken ilhammış.

Fazlasıyla iştah açıcı olmuş yazın. Ve çok güzel, çok ferah, esintili, tuzlu, Ege gibi.

Zeytin sütü diye bir şey var mı, biliyo musun sen? İçinde zeytin sütü olduğunu iddia eden bir vücut kremim vardı, çok da mis bir kremdi.

kremkaramel dedi ki...

Varmış bknz yeni post'um

bad-ı saba dedi ki...

hanidir böyle bi zeytin ve zeytinle ilgili şeylere hasretim.bi memleket havası gibi iyi geldi valla:)) bu arada bizim orda zeytinin reçelini yapmışlardı.ben de şaşırmıştım aaa zeytinin reçeli de olur muymuş diye:)

Berna dedi ki...

Zeytinin kolonyası da var! Akçay'da görmüştüm ben de.